sinemsal / sinemsal panosuarkadaşları neler demiş? İçinde baş kaldıran bir metal kesiyor doğ(a)mayan çocuğumu.Paslanacak yakında,unutuluyor ıslanmış ana rahminde. Örtülü kadınlar gibi günahsız bir bedenim var,günaha sürtünmemiş tensel kıpırdanmalarım. Dünya bir ötekinin çöplüğü aslında.Nereden geldiği bilinmeyen bir yığın kokmuşluğun içinde nefes almanın eş anlamlısı yaşam. Avucuna dökülmüş küller gibi,estirdiğini çekiyorsun hayatın ,ciğerlerine.Olur olmaz yerde ağlıyorsun,olur olmaz yerde güldüğün gibi.Külleri sürüyorsun yüzüne.Renk vermesin diye hüzünbaz gülüşün... Olur olmaz yerde düşüyor aklına aitsizliğin.Dünya sömürüsü bir göçlüğü taşıyorsun içinde.Yalın kalan kelimeler gibi ,üreyememiş kelimelerin üvey annesi oluyorsun öznesiz cümlelerde. Akıp gidiyor bilinmezliğin. Akıp Bir baş ağrısı saplanıyor kelimelerinin ortasına. Gitmiyor. O , hiç bilmeyecek bu kadar düşlendiğini.Ve düşlendiğinde bu kadar güzel olduğunu,hiç bilmeyecek. Rahminde taşıdığı bir metal yarasını yalayan kadınlar gibiyim.Doğmadan aldırdım ihtimallerimi.Şimdi yarım kalmışlığın,belki de hiç başlamamışlığın ,yarasını onarıyorum.Bundandır suskunluğum ve öpmeyişim kelimelerini.Dudaklarım yarama gömüldü. Sancısız doğum acı verirdi;ama acı çekmiyorsan bebeğin öldü demekti.Dinmiş bir ağrının yok oluşluğuna sızlanıyor yara kabuklarım. Sinem Sal sinemsal 23 Şubat 2008 16:20 |