sinem sal1 yorum var - 20 Aralık 2007 20:39Ugana'yı doğurdum taşlıklar arasında.İki sütun arasında çatlaklıktan sızıverdi -ona göre vahşi ,bana göre doğal- ortama.Piç edilmiş bir düşün çocuğu olduğundan olsa doğduğunda ağlamadı hiç.Sesi duyulur da gelen olur,güler diye. Tanrı'yı aramak için yollara düştü o.Kendini kaybetti bu esnada.(Pek de mühim değildi zaten.)Bir gece vakti eğildi dizine bir putun.Put dile geldi,Ugana dize gelmişken,dizeleri dizemedi bu acemi yazar.Yazdı duyduklarını süslemeden kelimeleri: "Tapındığın Ugana, Ugana'nın dudakları paslı bir kın gibiydi.Hiç çıkarmadı içine gizledği pembe,etli,ıslak bıçağı,oynatmadı.Kımılsız kaldı doğuramadığı sözcükleri.Midesinde büyüttü. Ben taşlıklar arasında kalmışken ,akıyordu iki sütun arasından kanlar...Bir perküsyon üstad grubu koşuyor olmalıydı.(Siz ki insanlık savaşı dediniz.) Tanrı...Bir başka gezegende yaşıyor olmalıydı.Ve dünya bir satranç masası."Şah"lanırken düşlerimiz,"mat"laşmasına çok kalmıyordu ışıltılarımızın. Ugana'yı (kalıpları kırıp içindeki sıvının akışkanlığını sorgulayan yanımı)doğurduktan sonra paranoyaları başladı mantığımın.Mantıklı olan her yerim birer keşiş haline geldi.Diğer insanlar (böyle ismedilmişler) keşiyken kendilerinden önce yaratılan tabuların. Herkes yola çıkmadan önce ellerine verilen haritaya bakardı.Oysa kimse bilmedi ki yeni yollar vardı.Tüneller kazmak gerekti görünenin altına.Ugana'nın tırnakları kırıldı.Pes etti sonunda. Ordura'nın gizil göğüslerinden bir bal sarısı zina emdi Ugana.Yanacağını bile bile..."Amor vincit omnia" ,Latince.İlk acısını yaşadı böylelikle.Bir anne olarak dayanamadım ben göz yaşını izlemeye.Tanrı'yı aramaktan ilk kez o gün vazgeçti Ugana. Terk edilmişliği ısırırken, kanattı Ugana içindeki, o hiç doğmayan çocuk başını.Yendi "Seni arıyordum yıllardır." "Henüz bulmadın." Agnostik beyninin ırzına geçti tanrısal mekanların görüntüsü.*Styx'in üstünde bir yolculuğa başladı.Ağır ağır ilerledi uykusu bir sorgu kapanının.İki beyaz sütun arasında sürdü yolculuk.Tanıdık bir girizgah olacaktı,bir süre önce doğumunu gerçekleştirdiği çatlak.Doğumuna öldü Ugana ararken tanrısını. Karşılaştı kendimle kendim o vakit. "Seni arıyordum bir hayattır." "Sonunda buldun." Vazgeçtiğim vakit aramaktan karşılaştım tanrıyla.O:kendinizi neyden doğurursanız orada gizliymiş anladım.Ugana(benim en acze yanlarımı sorgulayan yanım)aşık olduğu vakit Ordura'ya(memelilerden iki eli olan,iki ayak uzerinde dolasan,iç organları olan,sozle anlasan,akli ve düşünmenme yeteneğine sahip canlı) öldü Urgana. Hepimiz bir çemberin üstünde koşan aczeleriz.Koşup yetişmek için çabaladığımız yer aynısı başlangıç noktanızın. Ve tanrı...Çemberin başı-sonu. Eğildi Ugana taşlıklar arasına.Biri geldi fısıldadı kulağına. "Uyuyacaksın, unutucaksın Ugana." Ve Ugana bulduğu midye kabuğunu yeniden denize attı.İki sütun arasından dışarı kaçacak olan bu kabuğu bir ömür boyu (daha)aramaya karar verdi o vakit. Ben yılmadım yine,doğurdum onu dün gece.Bir Ugana arıyor kendisini kendi içinde. Tanrıyı arıyoruz hayatta.Sen her ne değilsen ona tapınmak istersin aslında. Sinem Sal *Aşk her şeyi yener. bu yazıya puanı basanlar:
|